Bookmark this on Hatena Bookmark
Hatena Bookmark - Sussam / Söylesem kim anlar?
Share on Facebook
Post to Google Buzz
Bookmark this on Yahoo Bookmark
Bookmark this on Livedoor Clip
Share on FriendFeed
Sussam / Söylesem kim anlar?Bizim Memleket

 SUSSAM/SÖYLESEM KİM ANLAR?
Sanal âlemde sıkça kullanılan bir söz vardır hani “Sussam gönlüm razı değil, Söylesem tesiri yok …”  Şu son beş haftadır ‘susma modu’na girdim ya… Aynen o hesap… Neyi yazsam, nasıl yazsam da zülfü yâre dokunmadan halis olan niyetimi muhataplarına aktarsam düşüncesiyle, kelimelerimi bir düzene sokamama endişesiyle yazamadığım son beş haftada yazılası öyle çok olay yaşandı ki… Netice olarak geldiğim noktada susmamın ne kimliğime ve kişiliğime yakışmadığı kanaatiyle,  varsın asıl tesir etmesi gerekenlerin, bir kulağından girip diğerinden çıkacağını bilsem de, mesleğimin ve ekmeğimin hakkı adına tekrar yazmaya karar verdim. Fakat hangi konuyu, hangi açıdan, nasıl yazacağım konusuna gelince kafam öylesine karışık ki, sormayın gitsin. Mesela…
- Karapınarlı Ak Partililerin teşkilatlarının başında kimi ilçe başkanı olarak görmeyi isteyecekleri konusunda tercihlerini, demokrasi adı verilen sözde kurallar yok sayılarak, taa Ankara’lardan yani parti genel merkezinden dikte ettirilen, listenin ilçemize ne kazandırıp ne kaybettirebileceği konusundaki düşüncelerimi…
- Liste oluşumda hangi güçlerin yada güçlülerin kimleri ne maksatlarla ve hangi pazarlıklarla yönetime sokma restini çektiklerini… 2014 seçimleri için yapılan pazarlıkların perde arkasını…
- İktidar partisini çiçeği burnunda yeni yönetimindeki bazı ciddi ağırlığı olan Başkan yardımcılarından bazılarının istifalarını sunmalarının perde arkasını… Ve özetle iktidarın güç dengeleri soğuk savaşında gelinen noktayı ve sürecin hangi istikamete doğru yol aldığını…
-Ana muhalefet partisinin sandıktan çıkmış ilçe yönetiminin, tamda yeni bir genel kurul öncesi görevden alınmasının ardındaki esrarengiz gerçeği…
-Geçici ataması yapılan Chp’li yeni yönetimin apar topar, tıpkı Ak Parti ilçe teşkilatının geçtiğimiz aylarda yaptığı gibi, ahbap çavuş ilişkileri yumağı ile yapılan delege yapılandırmasını…
-Ben yapınca iyi, bana yapılınca kötü… Mantığına yeni bir halka olan eski Chp’li başkan ve yöneticilerin Konya’larda feryatlarını duyuracak muhatap bulamamaları ve sonucu “Her şey olacağa varır…” şarkısını dinleyerek memleketimizin yolunu tuttuklarını…
-Ve sonuçta aynen iktidar partisinde olduğu gibi ana muhalefet partisinde de bir güç ve dengeler soğuk savaşının yaşandığı, ince hesapların döndüğü gerçeğini…
-Ak Parti ve CHP’de bu senaryoların filmleri çevrilirken, güya kıs kıs bir kenardan gülerek seyreden diğer muhalefet partimiz MHP’de hafta sonu yapılan, güya demokratik genel kurula ne demeli…
-İlçede varlığı ile yokluğu belli olmayan, temsil ettiği kesimi ilçedeki resmi protokol merasimlerinin çoğunluğuna katılma zahmetinde dahi bulunmayan bir ilçe başkanının bu görev anlayışından memnun olunmalı ki (!) yeni dönemde de aynı isim tek liste aday olabiliyor ve kazanabiliyor…!
-Tamamen demokratik(!) kurallara uygun olarak yapılan genel kurul salonuna, misafirler hariç katılan delege yada üye sayısının, seçilecek aday listesinde yazılı isim sayısından bile az olduğu bir genel kurul…
 Kısacası sevgili okurlarım; aslında yazılması ve eleştirilmesi gereken öyle çok konu başlığı ve memleket meselesi diyebileceğimiz hassas konular var ki… Buyurun yukarıdaki başlıklarını sıraladığım konulara bir göz atın. Allah aşkına hangi konu hakkında kime ne söyleyim, kime ne deyim… İlçe halkının yaklaşık yüzde doksanın mutabakatla “haklısın gardaş, bu işler yanlış işler…” diyeceği bu işler, nasılda sıradan ve rutin işlermiş gibi işleyip gidiyor değil mi? Ve bunun adı da ‘demokrasi’ oluyor yersen! Ama dediğim gibi, bugün banaysa yarın sana, misali keser döner sap döner, gün gelir hesap döner. Bekleyip yaşayıp göreceğiz… Allah ömür verirse, önümüzdeki süreçte kimin hangi hesabı, nereye kadar tutacak ve nereden dönecek göreceğiz…
*** Bu arada son bir konu daha; geçtiğimiz son üç haftadır bu köşemde alıntı olarak yayınladığım “Gülen Cemaati” ile ilgili yazılarım dolaysıyla bana ulaşan çok sayıdaki tepki ve teşekkür yazılarına gelecek olursam… Gayet hassas olduğum ve bu konudaki duruşumdan asla taviz vermediğime inandığım şahsi gerçeğimi sizlerle mertçe paylaşmak istiyorum. Hani bir laz’a sormuşlar. -Dinin ne? –İslam. –Mezhebin ne? Sorusuna ise –Ben aracı maracı tanımam, direkt Allah’a bağlıyım… demiş ya. Aynen o hesap. Aklımın erdiği, ömrüm boyunca asla yaratılmış bir fani adamın adamı olmadım, olamam ve olmayacağım da… Ben ki yıllardır inandığım ve bayrağını salladığım bir kutlu davada bile şucu bucu olmadığım için, o türden maraba takımına mensup indir-kaldır’cılara ayak uyduramadığımdandır ki sıradan ve sürüden ayrılıp kendi rotamı kendim çizdim… Yine mesleğimin ve ekmeğimin gereği olarak hak ve doğru bildiğim her konuda iyiye iyi, kötüye kötü diyebildiğim içindir ki bu gün hiçbir siyasi parti yada gruba mensup yada üye falan değilim. Ayrıca bu bağımsızlığım sadece resmi anlamda değil, gerçek şahsiyetim ve toplumsal duruşumun samimiyeti adına da aynen böyledir. Aksini iddia edene hodri meydan…
  

ADAM GİBİ***************************
Anlamıyorsa az gelir destan yazsan
Anlamıyorsa ne fayda özlü konuşsan
Yeter Allah’a bırak, sen özüne dön
Yaranamazsın ağzınla kuş bile tutsan.
********************HİKMETLİ SÖZLER

aaaaaaaaaa
© 2012 Bizim Memleket · Subscribe:PostsComments · Designed by Theme Junkie · Powered by WordPress

video izle | konya haber | keloglan oyunları | mangal yelpazesi